Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web

 
Gizlimiz saklımız yok?

Son günlerin popüler konusu: Telefon dinleme...  Hatırlayacaksınız bundan kısa bir süre önce bir çete ortaya çıkarılmıştı. Bu çete, tezgahı iyi kurmuştu. Ellerine son sistem elektronik dinleme cihazlarını alan çete mensupları, seçtikleri kurbanlarının yakınlarına mevzileniyorlar ve kurban ile karşı taraftaki kişinin görüşmelerini kaydediyorlar. Görüşmenin “içeriği”ne ve önemine göre de bir şekilde çıkar sağlıyorlar...
Bu “dinleme” işiyle büyük çaplı voliler vurmaya çalışanlar olduğu kadar başka amaçlar peşinde koşanlar da yok değil.. En son örneği Karabük’te görüldü. Ovacık ilçesindeki Telekom görevlileri ilçe merkezindeki ve köylerdeki telefonları dinliyorlar; kadınların kendi aralarındaki görüşmeleri kaydediyorlar ve sonra bu kayıtları şantaj unsuru olarak kullanarak kurbanlarına tecavüz ediyorlar..
Richard Nixon’u başkanlıktan eden Watergate skandalının çekirdeğini “dinleme” oluşturuyordu. Yanılmıyorsam, Cumhuriyetçiler Demokratların telefonlarını dinliyorlardı.. Romanlara, filmlere konu olan bu olayın benzeri daha bir çok örnek dünyanın dört bir yanında yaşandı..
Burada “dinleme” işinin aktörlerinin maksatlarını ya da elde ettikleri “çıkar”ları tartışmak istemiyorum, a ayrı bir mesele.. Üzerinde durmak istediğim, insanların özel denilen ilişkilerinin “genel” hale getirilmesi meselesidir..
Kişilerin kendilerine has dediğimiz “özel” ilişkileri, yaşantıları kısacası özel bir hayatı varsa ve fakat bu özel yaşantı bir şekilde özel olmaktan çıkarılıyorsa... vehamet burada başlıyor işte..
İnsanlara olağanüstü kolaylıklar ve avantajlar getirdiğini bildiğimiz teknoloji geliştikçe, bizim “özel” dediğimiz –ya da sandığımız- yaşantılarımızın güvenilirlik sınırları da tehdit altına girmeye başlıyor..
İletişimin, artık uzayı çöplük haline getiren uydularla yapıldığı; başka deyişle tek bir noktadan kontrol altına alındığı günümüzde, insanlararası ilişkiler artık çok daha kolay şeffaf hale getirilebiliyor.. Diyelim ki, sürekli yanımızda taşıdığımız cep telefonları aynı zamanda belirli bir alan dahilinde “dinleme” fonksiyonunu da yerine getirebilir; sizin inisiyatifiniz dışında sizin ya da çevrenizdekilerin konuşmaları dinlenebilir.. işte bunu sağlayan, tepemizdeki uydulardır... 
Teknolojinin gerektiğinde bir silah olarak kullanıldığını biliyoruz. Teknolojide hakim güç haline gelen devletlerin diğer bir çok alanda da bir “güç” haline geldiğine şahit oluyoruz. İşte Körfez Savaşında ve Kosova harekatı sırasında gördük ki, hiçbir askerin  burnu bile kanamadan, masa başında oturarak bilgisayar aracılığıyla bir düşmanı bertaraf edebiliyorsunuz. 
Aynı teknolojik güç, elde ettiği performansı başka kulvarlarda da kullanıyor tabiki.. İnternet bunlardan biri.. Çığ gibi artan bir ilgiyle insanlar internete koşuyor.. Giderek internete ulaşma daha ucuz hale geldikçe online iletişim de bütün dünyayı ağları altına alıyor... 
Bilindiği gibi internet, sadece bazı bilgi ya da eğlence kaynaklarına ulaşmak için kullanılmıyor.. İletişimin de en önemli araçlarından biri haline gelmiş durumda.. Dünyanın neresinden olursa olsun insanlar artık e-mail yoluyla haberleşebiliyorlar; bilgi, doküman, evrak ya da kişisel mesajlarını çok kısa bir süre içinde karşı tarafa gönderebiliyorlar.. Buraya kadar iyi.. Peki ama bu e-mail servisleri ya da online yapılan “chat”ler kontrol altındaysa.. Yani sizin gönderdiğiniz mailler ya da yaptığınız “chat”ler başkaları tarafından görülebiliyor, incelenebiliyorsa...
E-mail servislerinin ya da chat hizmetlerinin, bir süper gücün, bütün dünyayı denetim-gözetim altında tutma aracı olarak kullanılması söz konusu olabilir mi? Bunu cevabı tabiiki evet olacaktır..
Orwell’in 1984’de olduğu gibi, büyük abinin devamlı bizi gözlediği ve dinlediği bir yeni yüzyıla girmek üzereyiz.. Casusluk filmlerinde gördüğümüz, kitaplarında okuduğumuz bir çok şeyin günümüz gerçekliğinde aynen uygulandığına şahit olmaktayız. İnanılmaz, akla gelmez, hayale sığmaz usüllerle, tekniklerle dinleme ve gözetleme faaliyetlerine şahit oluyoruz..
İnsanların gizli olanı öğrenmeye olan merakı, diğer merakların çok çok üzerinde.. Kimisi mesleği gereği profesyonelce, kimisi de şahsi özelliği gereği amatörce bu işi yapıyor..  Gizli olanı öğrenmek, sonra da öğrendiğiyle –amacına uygun- çıkarlar elde etmek kişiden kişiye değişiyor..
Bu hengamede sıradan insanların da “özel” hayatları gün geliyor özel olmaktan çıkıyor.. Topluma malolduğu ve bu sebeple de özel hayatlarının olmadığı  iddia edilen ünlü kişilerin ve özellikle de sanatçıların ne kadar “gizli”si varsa ortaya çıkarmaya çalışanların, belki de gün gelip sıradan insanların da “gizli”lerine saldıracağı ihtimal dışı değil..
Artık gizlimiz saklımız olmayacak.. Sadece bize has olduğunu sandığımız duygularımızın, düşüncelerimizin, planlarımızın ya da ideallerimizin birileri tarafından dinleneceği-öğrenileceği ve genele teşmil edileceği günler gelecek.. Ve bizim de teknoloji adlı yeldeğirmenine donkişotça beyhude saldırılarımız devam edip gidecek...

ilksayfa