Değişim-CHP-Edebali
- Türkiye’nin siyaset gündeminde uzunca bir süre “değişti-değişmedi” tartışmaları yer almıştı hatırlayacaksınız. Kimi başkalarını suçlama-itham adına “değişti” yüklemini kullandı; kimi değişmiş olmayı kendine olumlu çehre kazandırmak adına “değiştim” yüklemini kullandı.. Yani, değişim bazılarınca olumlu anlamda, bazılarınca da olumsuz anlamda kullanıldı.
- Değişmeyen tek şeyin değişim olduğunu bu sütunlarda defalarca kullanan biri olarak “değişim”in hem kaçınılmaz hem de gerekli olduğunu vurguladım. Değişimin en önemli özelliği, çoğunlukla ve genellikle “iyi” ve “doğru”ya yönelik olmasıdır; çünkü, değişim daima tecrübelerden ve gerçeklerden ilham alır, güç ve yön alır..
- Dolayısıyla yine bir kez daha vurgulamak istiyorum ki, kişi ya da kuruluş olarak değişimden, değişmiş olmakla suçlanmaktan ve değiştiğini itiraf etmekten kaçınmamalıyız. Aksine, değişmemek, sürekli aynı yerde kalmak, donuk ve statik bir çizgide saplanıp kalmaktır korkutucu olan..
- Değişim gerekli ve kaçınılmazdır, amenna, ama değiştiğini iddia edenlerin samimi ve gerçekçi olması şartıyla.. Çoğu kez burada siyasi partilerin ve “seçim”lerin analizini yaparken vurguladığımız bir husus vardı: Ülke, toplum ve insanımızın gerçekleri göz önüne alınmadan yapılan siyaset, o siyaseti yapan liderleri de partileri de sandığa gömer; bu kaçınılmaz bir olgudur. Böyle olduğu da tarihi tecrübelerle sabittir.
- Atatürk’ün kurduğu tarihi Cumhuriyet Partisi’nin gün gelip sandığa takılacağı, Meclis’e giremeyeceği kimin aklına gelirdi? Aklıbaşında olan ve siyasi ve sosyal gelişmeleri izleyen herkesin aklına gelirdi.. Nitekim geldi de.. Türk milletinin değerlerinden, isteklerinden, tavırlarından, yönelimlerinden, psikolojisinden bihaber olan; politikasını da bu gerçeklerden uzak tesis eden her siyasi partinin benzer akıbete uğradığı, aynı şekilde devam ederse yarınlarda da uğrayacağı kesindir, bellidir. CHP’nin sandığa takılacağı, MHP ve DSP’nin de oy oranlarını arttıracağı tahminimizi de bu kesinlik üzerine oturtmuştuk.
- Niye bu konuya tekrar geldik, söyleyelim. Tekrar CHP’nin başına gelen Deniz Baykal daha ilk günlerde değiştiğini söylemiş, bunu da söz ve davranışlarıyla belli etmişti. Söylemi ve üslubu değişmişti. Yani, gerçeği görmüş ve ona göre hareket etmeye başlamıştı.
- Son olarak Deniz Baykal’ın, Şey Edebali’nin Osman Bey’e öğütlerini çerçeveletip odasının duvarına asması, kendisinin “değiştim” ifadesinin de ötesinde, somut bir örnek olarak dikkatlerimizi çekti. Sadece bizim değil, kendi partisinde ve diğer sol yelpazede de dikkatleri çekti. Tabii her değişenin ve değiştiğini söyleyenin karşı karşıya kalacağı suçlama ve ithamlar da hemen peşinde geldi: “CHP sağa mı kayıyor?”..
- Garip değil mi? Osman Bey, Osmanlı Devleti’nin kurucusudur; Şeyh Edebali ise onun hem kayınpederi, hem de o dönemin saygın büyüklerinderdir. Osman Gazi, bey olmuştur ve Edebali de kendisine birtakım öğütlerde bulunmuştur. Öğütlere baktığınızda da, bırakın sağcısını solcusunu, hemen hemen her insanın ve her siyasetçinin bugün de tamamen kabul edeceği ahlaki ve siyasi uyarılar olduğunu görürsünüz. İşte garip olan o ki, öğütleri veren Şeyh Edebali, öğütleri alan Osman Bey olunca ve Deniz Baykal da bunları duvarına asınca CHP sağa kaymış oluyor!
- Türkiye’deki solun mantığı ve mantalitesi işte budur; kendi değerlerine ve özüne hep yabancı kalmıştır, yabancılaşmıştır. Hep bu değerleri gözardı etmiş, bu değerlere sahip çıkarsa, kendi çizgisinden uzak düşeceği zehabına kapılmıştır. Böyle olduğu için de bu milletin teveccühüne hiç mazhar olamamıştır. Deniz Baykal, bu gerçeği son seçimlerde artık görmüş, bunun idrakine varmıştır. Yine bakmış ve görmüştür ki, sol yelpazede olan diğer parti DSP bu milletin hassas olduğu konularda akıllı politika yürütmüş ve başarı elde etmiştir. İşte bunun içindir ki tecrübeli politikacı Deniz Baykal, bir dahaki seçimlerde kendisinin ve partisinin daha fazla teveccüh görmesinin biricik yolunun bu milletin manevi değerlerine sahip çıkmak, en azından bu değerlere saygı göstermek olduğunu anlamıştır. Ama kafaları hala 1945’li yılların CHP’sinde takılı olan ve hala bu milletin değerlerine saygılı olmayı “gericilik”le eş tutan bazı dinozorlara göre CHP sağa kaymaktadır!
- Bana göre Deniz Baykal yapması gerekeni yapmaktadır ve eğer iyiniyetli ve samimi ise hem kendisini hem de partisini doğru çizgiye ve biraz daha ileriye götürecektir. Yeter ki çevresindeki birtakım dinozorlara teslim olmasın...
ilksayfa