Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web

 

Kurultay değil şölen

Büyük kurultaylar bütün partiler için ayrı bir önem taşır. Büyük kurultay MHP içinse daha ayrı bir önem taşır. Diğer partilerdeki klasik “kongre” havasından ötede, MHP kurultayları, yurdun dört bir yanından gelen partililer için bir şölen, bir toy özelliği taşır. Gönül ve ruh birlikteliğini böylesine bir potada buluşturan ve kaynaştıran kurultaylara diğer partilerde rastlanmaz.

Kurultayların MHP için bir başka özelliği daha vardır. Her kurultay MHP için mutlaka “daha ileriye” gitmenin bir vesilesi ve göstergesidir. Başka bir ifadeyle her kurultay, MHP’yi bulunduğu konumdan daha ileriye götürmüştür. Çünkü kurultay, herkesin partinin durumuyla, gidişatıyla ilgili görüşlerini dile getirdiği bir ortamdır. Dolayısıyla, dile getirilen bu görüşler, ilgili kişi ya da kurullarca dikkate alınır ve daha iyiye ve daha ileriye gidiş için kılavuz niteliği taşırlar..

5 Kasım kurultayı da MHP’yi şu anki durumundan daha iyiye götürecek bir faaliyet olacak şüphesiz.. Böyle olacağını söylemenin duygusal bir temenni ya da kehanetle alakası yok. Benzer düşüncemizi 18 Nisan seçimleri öncesinde de söylemiş; MHP’nin bu seçimlerden zaferle çıkacağını ileri sürmüştük. Bu düşüncemizi de ülke ve dünya gerçekleriyle temellendirmiş, partinin mevcut görünümü de göz önüne alarak, böylesi bir zaferin kaçınılmaz olacağını iddia etmiştik..

Benzer iddiayı yine yapıyorum ve 5 Kasım kurultayının, ilk genel seçimlerde MHP’yi birinci parti konumuna getirecek bir vesile olacaktır diyorum. Yine temenni değil, yine kehanet değil.. Niye mi?

Son bir buçuk seneyi gözünüzün önüne getirin.. Seçimden ikinci parti olarak çıkmış ve sonradan iktidar ortağı olmuş MHP için, MHP dışındaki çevrelerin beklentisini hatırlayın... Bunlar tecrübesiz, acemi, pratik siyasetten anlamaz, dolayısıyla ellerine yüzlerine bulaştırırlar, böyle olunca da gerilerler vesaire vesaire.. Bu beklenti cephesinin umdukları çıkmadı. MHP, iktidarda olduğu süre içinde sorumlu ve ciddi bir icraat sergiledi.

Bazı hassas konularda “MHP şunu yapmadı, bunu yapmadı” türünden karşı çıkışlarla MHP’yi köşeye sıkıştırma çabaları da olmadı değil. İşin doğrusu MHP de bu konularda (312.madde, Apo’nun idamı vs.) köşeye sıkışmadı değil.. Ama, sonuçta Meclis’teki milletvekili sayısı itibariyle bu konularda tek başına belirleyici konumda olmaması, MHP’nin kitlenin beklentilerini gerçekleştirmesini engellemektedir. Gerekli söylemle bu bir şekilde kitleye anlatılmaktadır.

Sonuçta Milliyetçi Hareket Partisi, iktidarda olduğu süre içinde, mevcut imkanlar çerçevesinde ciddi, sorumlu, uzlaşmacı ve yapıcı bir siyaset izlemiştir. Bu siyaseti MHP’ye oy verenler de MHP dışındaki çevreler de eleştirebilir, kınayabilir, beğenebilir, takdir edebilir.. Buradaki mesele, MHP’nin, gelecek yıllarda, tek başına ve güçlü bir şekilde iktidar olabilmesi için, iktidarda olduğu süre içinde nasıl daha etkin hale gelmesi gerektiğidir.

Bu etkinlik, MHP’nin her alanda projeler üretmesi, bunları hayata geçirmesiyle sağlanmalıdır. Spordan sanata, ekonomiden kültüre, dış politikadan turizme, her konuda MHP kendi fikriyatı ve görüşü doğrultusunda daha aktif hale gelmeli, kendini iç siyasetin dar kalıpları arasına sıkıştırmaktan kaçınmalıdır.

5 Kasım kurultayı, hem iktidar ortağı olduğu bu dönem açısından, hem de daha sonraki tek başına iktidar olacağı dönemler açısından MHP’ye çok kuvvetli bir motivasyon olacaktır.

 

ilksayfa