Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web

 

Ünlülerin son sözleri

Tarihi malolmuş ünlü insanların birçoğunun hayatta iken yaptıkları ve söyledikleri kadar, ölümlerinden hemen önce söylemiş oldukları sözleri de bütün herkesin ilgisini çekmiştir. Tarihçiler, vakanüvisler, araştırmacılar ya da meraklıları tarafından bir şekilde kaydedilip “ölümsüzleştirilen” bu sözler bazen ilginç, düşündürücü olabiliyor; mesela Goethe’nin “ışık.. biraz daha ışık” demesi gibi.. Bazen de tuhaf, komik olabiliyor. Mesela Roma’yı yakan ünlü Neron’un, ölürken “Dünya bir büyük sanatkar kaybediyor!” diye bağırması gibi..

Kitaplarımı karıştırırken Ergun Göze’nin “Son Sözleri Ansiklopedisi” elime geldi ve tekrar göz gezdirirken dikkatimi çeken bazı sözleri not aldım ve bunları sizinle de paylaşmak istedim. İşte bunlardan bazıları:

Büyük Selçuklu hükümdarı Tuğrul Bey son sözlerinde, kendisini ölüm döşeğine düşüren hastalığını şöyle anlatmış: “Benim durumum o koyunun durumuna benzer ki, yünleri kırkılmak için ayakları bağlanınca başımı kesecekler diye korkar, sonra ayakları bağlanınca sevinir. Başını kesmek için ayakları bağlanınca da “Yünümü kırkacak sonra serbest bırakacaklar” diye düşünerek sevinir, amma neticede başını verir. Yakalandığım bu hastalık boynu kesilmek üzere bağlanan koyunun durumuna benzer.”

Büyük Selçuklu sultanı Alpaslan, uğradığı suikastin hemen ardından, ölmeden önce şunları söylemiş: “Akıllı ve tecrübeli bir adamın bana iki nasihatı vardı. Birisi kimseyi hakir görmemek, diğeri de kendi kuvvetine güvenmemek. Hayatımın son günlerinde bu nasihatları ihmal ettiğimden hata ettim. Dün bir tepeden askerimin çokluğunu ve heybetini seyrederken yer sarsılıyor sanmıştım.Bana bir gurur geldi. Dünya padişahıyım; bana kimse karşı gelmez demiştim. Şimdi Allah’tan mağfiret dilerim. Oğlum Melikşah’a biat ediniz.”

Üç kıtaya hükmeden Osmanlı Devletinin kurucucusu Osman Gazi’nin, oğlu Orhan Gazi’ye son nefesindeki vasiyeti: “Allah buyruğundan gayri iş işlemeyesin. Bilmediğini şeriat ulemasından sorup anlayasın. İyice bilmeyince bir işe başlamayasın. Sana itaat edenleri hoş tutasın. Ve askerine in’am ihsan eksik etmeyesin. Ki insan, ihsanın kuludur. Zalim olma. Alemi adaletle şenlendir ve cihadı terketmeyerek beni şadet. Ulemaya riayet eyle ki, şeriat işleri nizam bulsun. Nerede bir ilim ehli duyarsan ona rağbet ikbal ve hilm göster. Askerine ve malına gurur getirip şeriat ehlinden uzaklaşma. Bizim mesleğimiz Allah yolu ve maksadımız Allah’ın dinini yaymaktır. Yoksa kuru kavga ve cihangirlik davası değildir... Sana da bunlar yaraşır... Daima herkese ihsanda bulun, MEMLEKET İŞLERİNİ NOKSANSIZCA GÖR.”

Fransız İhtilali’nin en ateşli siması Danton, ihtilalden beş sene sonra kendini giyotinin karşısından bulur ve cellada “Kafamı halka göster, o bu zahmete layıktır” der.

Ünlü fizik ve astronomi bilgini Isac Newton’un son sözleri: “Dünya beni nasıl görüyor bilmiyorum. Amma ben kendimi kıyıda başı boş dolaşan bir çocuğa benzetiyorum ki şurada bir çakıltaşı, orada bir parlak kabuk buluyor... Ne var ki deniz, sonsuz deniz, O’nun önünde duruyor.. Keşfedilmemiş olarak.”

“Ütopya” adlı eseriyle tanınan ünlü filozof Thomas More, idam sehpasına çıkarken cellada şöyle der: “Çıkmama yardım ediniz, inerken nasıl olsa yalnız kalacağım”.

Venedikli seyyah Marco Polo’nun son sözü. “Gördüklerimin yarısını bile yazamadım”.

Fransız Ressam Corot: “Gökte resim yapılabileceğini bütün kalbimle ümit ederim:”

Rus besteci Rahmaninof, ölümünden az önce yanıbaşında müzik çalındığından söz eder, yanındakiler böyle bir şey olmadığını söyleyince “Öyleyse benim başımın içinde müzik çalıyor” der.

Japon Shogun’u İyeyasu ölüm döşeğinde, etrafını çevirmiş asillere şunları söylemiş: “Oğlum, artık çocukluktan çıkmıştır. Devletin geleceğinden hiçbir endişem yoktur. Fakat eğer hükümet işlerinde büyük hatalar yaparsa, bizzat siz işi ele alınız. Devlet bir kişinin değil  bütün milletindir. Eğer oğullarım kendi hataları yüzünden iktidarı kaybederlerse onlar için asla üzülmem.”

ilksayfa